16 Nisan 2021
  • İstanbul10°C
  • Diyarbakır17°C
  • Ankara10°C
  • İzmir17°C
  • Berlin5°C

İSRAİL BARIŞI, KÖRFEZ'DE BAHAR...

Hediye Levent

17 Aralık 2020 Perşembe 11:50

Bütün bölge Biden’ın gelişini bekliyor. Türkiye dahil bölgedeki bütün ülkeler Trump dönemi politikalarının sonuçlarının Biden döneminde neye dönüşebileceğini tahmin etmeye çalışıyor. Ancak Trump da pes etmemekte kararlı. Seçimi kaybetmiş olsa da Biden dönemine damgasını vurmaya azmetmiş. Bir taraftan Trump diğer taraftan bölgede İsrail, Biden’ın görevi almasına günler kala art arda hamleler yapıyor. Trump, Körfez ülkeleri arasında barış sağlama misyonu ile damadını bir kez daha görevlendirdi. Diğer tarafta İsrail bölge ülkeleri ile çeşitli şekillerde normalleşme dönemlerini başlatmak üzere çabalarını yoğunlaştırdı.

Trump’ın Körfez ülkeleri arasında barış sağlama niyetinin ilk hedefi İran karşıtı derli toplu ve güçlü bir cephe yaratmak gibi görünüyor. Her bir Körfez ülkesinin İran ile eski yeni, küçük büyük sorunları var ve İran’dan hazzeden Körfez ülkesi yok. Ancak tek cephe halinde İran’a karşı hareket etmelerini sağlamak da kolay değil.

Peki bu hamle ne sağlar? Trump, Beyaz Saray’da sayılı günleri kala Körfez barışını sağlamaktan ne umuyor?

Girişimlerle birlikte bölge basınına ve resmi açıklamalara yansıyanlara göre, Biden’ın İran ile nükleer anlaşmaya geri dönülmesi niyetini daha başından baltalamak ilk amaç gibi görünüyor. Düşmanlarının tek cephede birleştiği, böylece bölgede daha da sıkışmış bir İran her türlü baskıya daha açık hale gelebilir.

İşin ilginç tarafı, İranlı Bilim İnsanı Fahrizade suikastının ardından İran içindeki muhafazakar kesimin sesi çok daha yüksek çıkmaya başladı. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarifi gibi isimlerin de dahil olduğu reformcu kanadın durumu giderek zorlaşıyor.

İran’ın sınırları dışında, Suriye’den Yemen’e kadar varlık gösterdiği bütün bölgelerde yaşayacağı siyasi, askeri, diplomatik ‘hezimetler’ zaten ekonomik ve siyasi yaptırımlar nedeniyle sık sık çalkalanan ülkedeki durumu kötüleştirecektir.

Muhtemelen Trump’ın Körfez ülkeleri arasında barış sağlama aşkını alevlendiren hesap da çok genel olarak ‘İçeride ve dışarıda sıkışmış bir İran, sıkıştıkça muhafazakar ve sertlik yanlılarının daha da güçlendiği, muhafazakar kesim güçlendikçe söylemlerin ve eylemlerin sertleştiği, nükleer anlaşma bir tarafa uzlaşma şansı kalmayan bir ülke’ profili çıkması üzerine dayalı.

Biden’ın İran ile dost olmayacağı açık ancak seçim kampanyası sürecinde birçok kez İran ile tansiyonun düşürülmesi (Kontrol edilebilir seviyeye indirilmesi), Trump döneminde ABD’nin çekildiği nükleer anlaşmaya geri dönülmesi gibi nispeten daha yumuşak ve diplomasiye dayalı politika yürütülmesi gerektiği vurgulandı. İran’daki muhafazakar kesim şimdiden bu söylemlere yönelik sert eleştiriler öne sürerken reformist kanat Biden’dan ümitli görünüyor.

Trump’ın Körfez ülkelerini İran karşısında tek cephe haline getirme girişimleri işe yarar mı? Muhtemelen hayır çünkü her bir Körfez ülkesinin İran kadar kendi aralarında da ciddi sorunları var. Zaten şimdiden damat Kushner’in ikna etmeye çalıştığı Körfez ülkelerinden olumsuz tepkiler veya ‘olur ama’ diye başlayıp derin krizlerin sıralandığı açıklamalar gelmeye başladı.

Ancak bu girişimler somut sonuç vermese de bir zemin oluşmasını sağlayabilir ve her halukarda Trump’ın bu girişimi Biden’ı uğraştıracak Trump dönemi bakiyelerinden biri olabilir.

Gelelim İsrail’in bölge ülkeleri ile normalleşme çabalarına…

Bu süreç, ABD’nin önayak olması ve cesaret vermesi sonucu Birleşik Arap Emirlikleri ile başlamıştı. İsrail ile bölge ve özellikle Körfez ülkeleri ile ilişkileri yeni başlamadı elbette. Ancak bazı ülkelerde elçilik açmak, bazıları ile ticari uçuş başlatmak ve İsrail ticari uçuşlarına hava sahasını açmak gibi çeşitli seviyelerde devam eden normalleşme süreçleri oldukça komplike bir başka sürecin zemini olacak gibi görünüyor.

Mesela, İran ve Suriye bu normalleşme süreçlerinden nasıl etkilenecek? İran ile ilişkileri sebebiyle ABD’den Körfez ülkelerine kadar birçok cephenin hedefinde olan Suriye dolaylı da olsa görüşmelere başlamayı kabul eder mi?

Ağır savaş yıkımının ardından Trump döneminde uygulanmaya başlanan Sezar yaptırımları sebebiyle çok ağır bir ekonomik kriz yaşayan Suriye’nin acilen sıcak paraya, yatırımcılara, siyasi arenaya geri dönmeye ihtiyacı var.

Suriye açısından 2011 öncesi ve sonrası dönemdeki diplomatik pazarlık şartları aynı değil. Bir taraftan İran ile karşılıklı birbirlerine ihtiyaçları var diğer taraftan İsrail karşıtlığı Suriye’ye Arap sokaklarında ciddi bir destek sağlıyor. Ancak aynı zamanda İran içeride ve dışarıda birçok krizle karşı karşıya iken Suriye’ye sağlayabileceği destek sınırlı. Ayrıca İsrail karşıtlığı Arap sokaklarında Suriye’ye sempati sağlıyor ancak aynı sokakları yönetenlerin İsrail ile normalleşme adımlarını durduracak veya Suriye’ye yönelik destek verilmesini sağlayacak sonuçlar doğurmuyor.

Zaten birkaç yıl öncesine kadar İsrail ile diplomatik ilişki kurulmasının neredeyse tabu olduğu dönemler ve bu durumun Suriye’ye söylemlerinde destekleyici etki sağladığı dönemler geride kalmaya başladı.

Diğer taraftan, Biden’ın Suriye politikasının Trump kadar yıkıcı ve sert olmayacağı yönünde ümitler var. Ancak aynı zamanda, İsrail’in Trump döneminde edindiği kazanımları geri çevirecek adımlar atmayacağı da açık. Suriye’ye yönelik İran ile ilişkilerini kesmesi, İsrail ile barış sürecini kabul etmesi dahil birçok konuda baskıların devam edeceğini tahmin etmek güç değil. Diğer taraftan İsrail ile normalleşme sürecini başlatan bölge ülkeleri de bu baskı süreçlerine katılacaktır.

Peki Suriye, İran ile ilişkilerini kesip İsrail ile dolaylı da olsa görüşmeyi kabul eder mi? Şam’daki mevcut havaya bakılırsa bu henüz mümkün değil. Şam da Tahran gibi Biden döneminin başlamasını bekliyor. Her ikisi de ABD’nin Rusya’ya, İran’a, İsrail’e, Suriye’ye velhasıl bölge ülkelerine yönelik yeni politikalarına göre duruşlarını belirleyecekler gibi görünüyor.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.