10 Mayıs 2021
  • İstanbul14°C
  • Diyarbakır19°C
  • Ankara15°C
  • İzmir25°C
  • Berlin26°C

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ZARİF’İN SES KAYITLARI SIZDIRILDI

İran cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidiyor. Ülkede 18 Haziran 2021’de yapılacak seçimler öncesinde İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in yayınlanmayan röportaj kayıtları sızdırıldı.

İran Dışişleri Bakanı Zarif’in ses kayıtları sızdırıldı

26 Nisan 2021 Pazartesi 22:08

Londra'dan Farsça yayın yapan Iran International, İranlı ekonomist Said Lilaz ile mart ayında yapılan ancak yayınlanmayan İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in röportajının ses kaydını yayınladı.

Cevad Zarif ortaya çıkan ses kayıtlarında Rusya’ya nükleer anlaşmaya ilişkin suçlamalarda bulunuyor. Zarif “ABD ile uranyumun zenginleştirilmesi ve tesislerle ilgili anlaştık ancak Rusya buna engel olmaya çalıştı” diyor.

Zarif’in ses kayıtlarında, ABD operasyonunda İran’ın en önemli komutanlarından Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Ukrayna yolcu uçağının füzeyle düşürülmesine ilişkin de açıklamaları yer alıyor.

Zarif nükleer anlaşmaya ilişkin Rusya hakkında şunları söylüyor:

"Nükleer anlaşma imzalandığında Rusya'nın Dışişleri Bakanı fotoğrafta yoktu. Rusya, nükleer anlaşmanın sonuca ulaşmaması için maksimum çaba gösterdi. Ruslar nükleer anlaşmanın neticeye ulaşacağını düşünmüyordu. Baktılar ki netice alınıyor bizim elimizi zayıflatan öneriler gündeme getirmeye başladılar.
 

ABD ile uranyumun zenginleştirilmesi ve tesislerle ilgili anlaştık ancak Rusya buna engel olmaya çalıştı. Batı ile ilişkilerimizin normalleşmesi Rusya'nın çıkarına değil. Çünkü bu durumda Rusya iki zarar görüyor. İlki, ABD Başkanı Donald Trump'ın önceliği İran olmasaydı Rusya ve Çin olacaktı. İkincisi de Batı ile ilişkilerimiz kötü olunca onların kimseyle rekabet etmesine gerek yok. Bu durumda bizden çok yarar sağlarlar. Tüm engelleri aşıp anlaşmaya yaklaştığımızda Ruslar engel çıkarmaya başladılar. Rusya anlaşma imzalanmaya yakın, yardımcı taraf olmaktan engel çıkarıcı tarafa dönüştü."

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon tarafından Bağdat'taki Uluslararası Havalimanı'nda Haşd-i Şabi komutanlarını hedef alan operasyonda İran Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine ilişkin de konuşan Zarif, Süleymani'nin Suriye'de şartların çok kötü olduğu bir süreçte Moskova'ya giderek Vladimir Putin'i ikna etmek istediğini, ancak görüşmenin nükleer anlaşmanın imzalandığı haftaya denk getirildiğini söylüyor.

 Zarif şunları anlatıyor:

"Süleymani'nin Moskova ziyareti Rusya'nın iradesiyle, Dışişleri Bakanlığının kontrolü olmadan gerçekleşti. Rusya'nın iradesi Dışişleri Bakanlığının kazanımlarının yok edilmesiydi. Çok ağır konuşuyorum evet. Biz Süleymani'nin Putin'i ikna ettiğini söylüyoruz fakat Putin karar almıştı ve Suriye'deki vaziyet de değişmişti. Putin hava gücüyle savaşa dahil oldu ancak İran kara gücünü savaşa dahil etti." 

Zarif, Süleymani ile her konuda hemfikir olmadığını ve savaş meydanını diplomasi için kullanmak yerine diplomasinin savaş için kullanıldığını savundu.

Zarif, şöyle devam ediyor:

"Hiçbir zaman savaş alanındaki komutana 'Şu işi yap çünkü diplomaside ihtiyacım var.' diyemedim. Müzakerelere her gidişimde Süleymani bana 'Şu hususları dikkate almanı istiyorum' diyordu. Ben savaş meydanının başarısı için müzakere ediyordum. Asker karar alıcı olunca böyle olur. Asker ülkenin stratejisine hakim olmak istediğinde böyle olur ve bizimle oynayabilirler. Rejim için savaş meydanı daha önemlidir. Asker karar alıcıdır.”

Zarif açıklamalarının devamında şunları aktarıyor:

"Savaş meydanı için bedel ödedik fakat savaş meydanı bizim için bedel ödemedi. Nükleer anlaşma 16 Ocak 2016'da uygulamaya geçti ve biz Airbus ve Boeing uçakları almaya başladık. İran Air, ABD'nin terör listesinden çıktı ve İran uçak alabiliyordu. Yaptırımların kalkmasının ardından John Kerry, Haziran 2016'da bana İran Air'i terör listesinden çıkardıkları tarihten itibaren Suriye'ye uçuşların 6 katına çıktığı uyarısında bulundu. Ben dedim ki bu nasıl olur, Mahan oraya sefer düzenliyor İran Air değil. O zaman Yol ve Şehircilik Bakanı ile konuştum, 'Böyle bir şey yok.' dedi. Sonra İran Air Müdürü ile konuştuğumuzda 'Süleymani'nin baskısıyla Suriye'ye seferler artırıldı' dedi. Kararları askeriye verdiğinde böyle olur.
 

Süleymani'den İran Air yerine Mahan uçaklarını kullanmasını istediğimde bana ‘İran Air daha güvenli’ cevabını verdi. Yani diplomasi askeriyeye bu seviyede feda edildi. Cumhurbaşkanı ile Yol ve Şehircilik Bakanlığı bundan habersizdi. Diplomasi yüzde 200 zarar görse de İran Air daha güvenliyse onu kullanması gerektiğini söylüyordu. Çünkü ona göre asıl olan askerdi. Bu çifte başlılık değil askeriyenin yönetime hakim olmasıdır.
 

Kerry beni arıyor ve İsrail'in İran hedeflerine 200 saldırı düzenlediğini söylüyor. Bunu ben bilmiyordum. ABD, Ayn el-Esed Hava Üssü'ne saldırıyı benden önce öğrendi. Kudüs Gücü'nün iki yetkilisi saldırıdan 45 dakika önce Irak Başbakanına gidip ABD'nin bir üssünü vuracaklarını söylüyor. Savaş meydanındaki politikalar ülkenin stratejisine tabi olmalıdır ancak böyle olmadı ve ülkenin siyasetinin nasıl olacağını savaş meydanı belirledi." 

Zarif, İran'ın Tahran'da düşürüp 176 kişinin hayatını kaybettiği Ukrayna yolcu uçağıyla ilgili olarak da şunları söylüyor:

“Ukrayna uçağı 8 Ocak'ta vuruldu, ben 10 Ocak'ta yapılan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi toplantısına katıldım ve dünya füzeyle vurulduğunu söylüyor, böyle ise bunu söyleyin ki nasıl çözüm bulacağımıza bakalım dedim. Allah şahittir, bana öyle muamele ettiler ki sanki onlara küfür ettim. Dediler ki ne demek, git tweet at ve yalanla dediler. 8 Ocak'ta füzeyle vurulduğunu biliyorlardı.”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.