01 Şubat 2023
  • İstanbul4°C
  • Diyarbakır4°C
  • Ankara-2°C
  • İzmir0°C
  • Berlin4°C

BABACAN: ANADİLDE EĞİTİM ANAYASAL GÜVENCEYE KAVUŞTURULMALI

​DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Cumartesi Anneleri için düzenleme getireceklerini vaat etti, eğitimde anadilin anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Babacan: Anadilde eğitim anayasal güvenceye kavuşturulmalı

02 Ocak 2023 Pazartesi 19:18

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Partisi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla partisinin 21’inci eylem planı olan Temel Haklar Eylem Planı’nı kamuoyuna duyurdu.

Babacan, anayasada Türkçe dışındaki anadillere dair de düzenleme yapılması gerektiğini, zorla kaybetme vakaları ile ilgili somut taahhütleri olduğunu, işkenceye sıfır tolerans göstereceklerini ve cemevlerini ibadethane statüsüne kavuşturacaklarını savundu.

Güçlü devlet, ayrımcılık yapmayan, haksızlığa tolerans göstermeyen, insan haklarını koruyan, herkesin güvende yaşamasını sağlayan devlettir. Şu an ülkemiz, insan haklarının alacakaranlık çağlarından birisini daha yaşıyor.

‘Toplantı ve gösteri hakkına sahip çıkacağız’

Demokrasiye sahip çıkmak için basın özgürlüğünü güçlendireceklerini ifade eden Babacan, şunları kaydetti:

Toplantı ve gösteri hakkına sahip çıkacağız. Mülki idare amirlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenlenmesine ilişkin yasaklama yetkilerini kısıtlayarak kötüye kullanmalarının önüne geçeceğiz. Tek amacımız var; vatandaşlarımızın özgürlük alanını genişletmek. Özgürlük Türkiye’ye bol gelmeyecek, özgürlük elbisesi ülkemize çok yakışacak; bunu hepimiz göreceğiz.

‘Eğitimde anadilin kullanılması hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmalı’

“Toplumsal barış ve eşitlik hedefliyoruz. Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes demeden, sağcı-solcu demeden, Sünni-Alevi, inançlı-inançsız demeden herkesin eşit ve onurlu vatandaş olduğu bir Türkiye hedefliyoruz” diye konuşan Babacan, şunları ifade etti:

Biz, ülkemizde daha kapsayıcı ve kuşatıcı yeni bir vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Anayasa’mızın 66’ncı maddesini, çağımızın gereği olarak kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele almayı teklif ediyoruz. Hak ve özgürlükler konuşulduğunda akla hemen anadili hakkının geldiğinin farkındayız, bu konuda da oldukça netiz. Herkesin anadili, anasının ak sütü kadar helaldir. Biz, bütün bu dillere aynı yakınlıktayız.

Anayasa’mızın 42’nci maddesinin de bu doğrultuda değiştirilmesini istiyoruz. Ortak ve resmi dilimiz Türkçeye ek olarak, eğitim ve öğretimde anadilinin kullanılması ve geliştirilmesi hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade ediyoruz. Anadilinde eğitimin önündeki engellerin de kaldırılması gerektiği söylüyoruz. Yerelden gelen talepler doğrultusunda yerleşim yerleri isimlerinin de aslına döndürülmesinin, önemli bir hedef olarak önümüzde durması gerektiğini ifade ediyoruz.

‘Cumartesi Anneleri’nin acısına sessiz kalmayacağız’

Geçmişte yaşanan hiçbir acıya ‘kör ve sağır kalmayacaklarını’ dile getirdiklerini hatırlatan Babacan şunları kaydetti:

Zorla kaybetme vakaları ile ilgili somut taahhüdümüzü de şimdiden paylaşmak istiyorum. Cumartesi Annelerinin acısına kör, feryadına sağır kalmayacağız. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayacağız. Ceza Kanunu’muzda, zorla kaybetme fiilini müstakil bir suç olarak düzenleyeceğiz ve zaman aşımı kapsamında olmayacağını da açıkça ekleyeceğiz; bu eylemi de insanlık suçu olarak tanımlayacağız. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmaz.

‘İşkenceye, çıplak aramaya son vereceğiz’

Babacan, “Vatandaşımızın canına sahip çıkacağız. Cezaevinde yaşam hakkı ihlallerine göz yummayacağız. Kolluk gücü tarafından vatandaşımıza uygulanan onur kırıcı muameleye hiçbir koşulda müsamaha göstermeyeceğiz. İşkenceye, çıplak aramaya son vereceğiz. Neredeyse 20 yıl sonra ülkemizin aynı noktaya gelmiş olmasından hicap duyarak, yeniden ‘İşkenceye sıfır tolerans’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Cemevlerini ibadethane olarak tanıyacağız’

Eylem planlarında özgürlükçü laiklik anlayışı neyi gerektiriyorsa onu yapacaklarını belirten Babacan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Devletin tüm inançlara eşit yakınlıkta olduğu bir düzeni tesis etmeyi hedefliyoruz. Din ve inanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engelleri de kaldıracağız. Vakıflar ve dernekler mevzuatında yapacağımız düzenlemelerle dini toplulukları keyfi müdahalelerden koruyacağız. Kamu denetimi esas olacak ve hiçbir yapıya imtiyaz tanınmayacak. Cemevlerini ibadethane olarak tanıyacağız. Din dersleri bakımında da müfredatta düzenlemelere gideceğiz. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini, bütün dinleri kapsayacak şekilde, nesnel ve çoğulcu bir içeriğe kavuşturacağız. (karınca)

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.