09 Mayıs 2024
  • İstanbul18°C
  • Diyarbakır25°C
  • Ankara23°C
  • İzmir25°C
  • Berlin22°C

AYLA AKAT ATA'DAN DHA'YA TEPKİ...

Çözüm sürecinin öne çıkan isimlerindne BDP'li Ayla Akat Ata, DHA'nın kendisiyle ilgili haberinde çarpıtma olduğunu söyledi...

Ayla Akat Ata'dan DHA'ya tepki...

20 Mayıs 2013 Pazartesi 19:48

BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata,  Şırnak’ta geri çekilme sürecini sırasında yaptığı bir konuşmanın Doğan Haber Ajansı (DHA) tarafından çarpıtılarak servis edildiği tepkisinde bulundu.

Yazılı bir açıklama yapan BDP’li vekil Ayla Akat Ata, “Geçtiğimiz hafta sonu, Şırnak’ta devletin geri çekilme sürecindeki tutumunu izlemek üzere kurulan izleme çadırını ziyaretim sırasında yapmış olduğum konuşma ne yazık ki, Doğan Haber Ajansı (DHA) tarafından çarpıtılarak servis edilmiştir” dedi.

Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı: “1999’daki geri çekilme sürecine ilişkin yapmış olduğum değerlendirme, söz konusu ajans tarafından "1999-2004 arasındaki çatışmasızlık sürecinde siyaseten çözüm arayışımız olmadı. Ama bu durumdan sonuç çıkardık" şeklinde çarpıtılarak yansıtılmıştır. Oysa o konuşmamda geri çekilme sonrası devletin ve hükümetlerin bir adım atmadığına, sadece gerillanın geri çekilmesiyle çözümün sağlanamadığını, yerine devletin, siyaset kurumunun bir şey ortaya koymadığına dikkat çektim. “Biz bir şey yerine koymadık” derken orada ifade ettiğim hükümet iradesi olmasına karşın bu değerlendirmeyi “BDP’nin özeleştirisiymiş” gibi yansıtmak oldukça maksatlıdır, art niyetlidir. Kaldı ki, geleneğini devraldığımız parti o tarihte parlamentoda bile değildi.

Orada adım atması gereken biz değiliz, siyasi iktidardır. Biz zaten en zor koşullar altında, yıllardır en ağır bedelleri ödeyerek demokrasi mücadelesi veriyoruz, çözüm için gece gündüz mücadele yürütüyoruz. Dolayısıyla o dönem çözüm fırsatının kaçırılmasından dolayı asıl özeleştiri vermesi gereken, devlet ve hükümet yönetimleridir, parlamentodur. BDP değildir.

Bir diğer nokta da; o konuşmamda “Dil, kimlik, kültürel sorunları çözmüş, inkarı, imhayı ve asimilasyonu sona erdirmiş bir ülkenin Ortadoğu coğrafyasında en güçlü ülke olacağını” söyledim. “Ortadoğu’da asıl güç demokratikleşmedir. Bunu inşa eden kimse Türkiye ise Ortadoğu’da asıl güç o olur. Asıl güç demokratikleşmesini tamamlamış bir ülkedir” dedim. Ancak bu konuşmam da içerikten yoksun hale getirilerek, “Türkiye’nin Ortadoğu’da siyasi ve askeri olarak güçleneceği” şeklinde bir ifadeye dönüştürülmüştür. Burada yaptığım vurgu demokratikleşmedir, yoksa askeri olarak güçlenme değildir.”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.