22 Ekim 2017
  • İstanbul19°C
  • Diyarbakır18°C
  • Ankara16°C
  • İzmir22°C
  • Berlin12°C

İNGİLTERE BASIN ÖZETLERİ

Muhalif lider Kerrubi'den 'İrana'a karışmayın' çağrısı, Pakistan'daki gizli amerikan operasyonları ve Gazze ablukasına tepki.

İngiltere basın özetleri

22 Aralık 2009 Salı 12:20

İran'da Büyük Ayetullah Hüseyin Ali Muntazeri'nin dünkü cenaze töreninin bir muhalefet mitingine dönüştüğünü kaydeden Financial Times, Muntazeri'nin yerini dolduracak nitelikte bir isim olmadığına vurgu yapıyor.

Haberde bazı yorumcuların, Muntazeri'nin dinin daha çağdaş bir şekilde yorumlanmasını savunanlar açısından büyük bir kayıp olduğu değerlendirmesine yer verilmiş.

Daily Telegraph, 'yüzbinler rejime meydan okudu' diye başlık atarken, Independent, "İran'ın yöneticileri yazdan bu yana muhalefeti kontrol altına aldıklarını sanıyor idiyse, dün yanıldıklarını gördüler" diyor ve şöyle devam ediyor:

"Bir cenazenin böylesi tutkulu eylemlere ve baskıya yol açması İran'ın siyasi toplumunda süregiden kırılmaların işareti."

Gazete batının ülkede olup bitenlere yaklaşırken dikkatli davranması gerektiğini, yapılabilecek en iyi şeyin ifade özgürlüğü ve demokrasinin erdemlerini vurgulamak olacağını belirtiyor.

12 önde gelen Ayetullah'tan altısının bizzat Muntazeri'nin evine gittiğini belirten Times, İran tarihi uzmanı Ali Ensari'nin "Kum son altı aydır sıkı güvenlik altındaydı, dün ise fiilen bu denetimi yitirdiler" yorumunu aktarıyor.

Ahmedinejad görev süresinin sonuna dek devam edemez

Gazete, bu önemli dönüm noktasında başlıca muhalif siyasetçilerden ve son seçimin cumhurbaşkanı adaylarından Mehdi Kerrubi ile yaptığı özel mülakata yer veriyor.

Kerrubi "Batı yardımcı olmak istiyorsa, İran'ın kendi sorunlarını kendisinin çözmesine izin vermeli" diyor.

"Cumhurbaşkanı Ahmedinejad İran devrimine ihanet etti, ülkenin anayasasını ihlal etti ve görev süresinin sonuna kadar iktidarda kalamayabilir diyen Kerrubi, gazetenin şaşırtıcı diye nitelediği bir uyarıda bulunuyor ve batıyı nükleer programa son vermek için rejimin zaaflarından yararlanmaya çalışmama konusunda uyarıyor.

Kerrubi bunun İran halkının haklarının çiğnenmesi olacağını belirtiyor.

Şahsi güvenliğinden endişe duyup duymadığı sorusuna, "Balık sudan korkar mı?" diye yanıt veren Kerrubi, rejimi devrimi rehin almakla suçluyor.

Kerrubi güvenlik kuvvetlerinin denetimi olmasa, muhafazakarların ağırlıkta olduğu şimdiki meclisin bile, Ahmedinejad'ı yargılayacağını savunuyor. "Bu koşullar altında hükümet halkı temsil edemez ve uzun ömürlü olamaz" diyor Kerrubi...

Yine aynı gazetede bir makale kaleme alan Kofi Annan'ın BM Genel Sekreteri olduğu dönemde danışmanlarından Nadir Musavizade ise Batının nükleer program saplantısı İran'a yardım eli uzatılmasını önlüyor diyor.

Musavizade, nükleer program konusundaki tüm kaygılara rağmen, ufukta özgür bir toplum gibi daha büyük bir mükâfat olduğunu savunuyor; buna karşılık İran'a yaptırımların hatta bir askeri müdahalenin teokrasiye verilebilecek en büyük hediye olacağını belirtiyor.

Financial Times'taki bir haber ise İran üzerindeki baskıların artmasının habercisi...

"Obama yönetimi İran ile iş yapan bankaları uyarıyor ve İran'ın amerikan mali sisteminde yasadışı şekilde işlem yapmaya çalışabileceğini belirtiyor. Washington'un yaptırımlarına aykırı olduğu için buna izin veren bankalarsa cezalandırılıyor.

Financial Times'a göre bu uyarı Barack Obama'nın İran ile diyalog siyasetinden gelecek yıl yeni yaptırımlara yönelmesinin bir göstergesi. Gazete enerji, finans ve ulaşım alanlarında yeni yaptırımlar için yoğun lobi olduğuna dikkat çekiyor.

Eurostar baskı altında

Pek çok gazete olumsuz hava koşulları ile Eurostar seferlerinde süregiden ve 90 bini aşkın kişiyi etkileyen aksamalara geniş yer vermeye devam ediyor.

Financial Times, Fransız ulaştırma bakanının "bu kilit bağlantının dışarıda kar yağıyor diye çalışmamasını tahayyül edemiyoruz" sözlerine yer verirken, Eurostar şirketinin gerek İngiltere, gerek Fransa'da soruşturmaların baskısı altında olduğunu belirtiyor.

Gazete tazminatlar ve fazla mesai gibi ücretlerin şirkete önemli yük getireceğine dikkat çekiyor. "Trenler işlese de müşteri güveni raydan çıktı" diyor.

Gazeteler İngiltere'de üç büyük partinin yöneticilerinin ilk kez gelecek seçim öncesinde 1,5'ar saatlik üç canlı tartışmaya katılacağını duyuruyor.

Times'a göre, Amerikan tarzı bu uygulama seçmenlerin ilgisini artırabilirse siyaseti yeniden şekillendirebilir. Gazete tartışmaların halen önde giden Muhafazakarlar için daha büyük bir kumar olduğuna inanıyor.

Suyla işkence 70'lerde İngiltere'de miydi?

Guardian, İngiliz ordusunun 1970'lerde şüphelileri boğulma zannı yaratan suyla işkenceye tabi tuttuğu iddialarını ilk sayfasına taşımış.

1973'te Kuzey İrlanda'da işlenen bir cinayet nedeniyle idama mahkum edilen Liam Holden, yargılaması boyunca suçlamaları reddetmişti. Holden, itirafının işkence altında aldığını savunuyordu. Şimdi dosyası, bir inceleme komisyonunca "kanıtların gözden geçirilmesi" için yeniden açılıyor. Komisyon, mahkumiyetin iptalinin olası olduğuna inanıyor.

Guardian, bu işkence şekli CIA uygulamaları ile dünya kamuoyunun gündemine oturmadan yıllar önce, İngiliz kuvvetleri gözetiminde aynı koşullara maruz kaldığını anlatan başkaları de olduğunu belirtiyor. Savunma bakanlığı ise o yıllarda bu yöntemin askerlere öğretilen sorgu teknikleri içinde yer alıp almadığı konusunda bilgi vermeyi reddetti.

Pakistan'da gizli kara operasyonları

Yine Guardian, Amerikan özel timlerinin Pakistan'ın Afganistan sınırındaki aşiret bölgelerine çok sayıda kara operasyonu düzenlediğini duyuruyor. Gazete şimdiye dek sadece tek operasyonun duyurulduğuna dikkat çekiyor.

Guardian'ın dayandığı kaynak adı açıklanmayan eski bir NATO yetkilisi. Yetkili operasyonların 2003-2008 arasındaki dönemde, gece ve helikopterle indirilen özel timlerce yapıldığını ve Pakistan hükümetine bile bildirilmediğini söylüyor.

Guardian, Pakistan kamuoyunda değil karadakiler; havadan operasyonların bile tepki çektiğini; hatta 2008 yılında doğrulanan tek operasyon ardından Pakistan ordusunun misilleme tehdidinde bulunduğunu hatırlatıyor.

Oysa kaynağa göre bu, yapılan dördüncü operasyondu.

Baskınların gizlilik içinde yürütülmesinin iki müttefik arasındaki güvensizliğe işaret ettiğini belirten Guardian, son haftalarda El Kaide ve Taliban'a karşı yapılacaklar konusunda trafiğin yoğunlaştığını ve Washington'un söyleminin "siz yapmazsanız biz yaparız"a dönüştüğünü kaydediyor.

Gazze'deki ablukaya tepki

Çok sayıda yardım kuruluşu ortak bir raporla Gazze Şeridi'ndeki İsrail ablukasını ve uluslararası toplumun bunun kaldırılması için yeterli baskı uygulamamasını kınadı.

İngiltere'deki üçüncü büyük parti Liberal demokratların lideri Nick Clegg de Guardian'da yer alan makalesinde "Buradaki eziyet şok edici boyutlarda. Kapalı kalmanın yarattığı radikalleşme ise kimsenin çıkarına değil" diyor.

Keskin dilli açıklamalara rağmen İsrail'e hakiki bir baskı uygulanmadığını belirten Clegg, başta başbakan Gordon Brown'a ve tüm uluslararası topluma artık yeter diyerek ablukayı kaldırma çağrısı yapıyor.

İngiltere'ye ABD tarzı yüzleşme

Gazeteler İngiltere'de üç büyük partinin yöneticilerinin ilk kez gelecek seçim öncesinde 1.5'ar saatlik üç canlı tartışmaya katılacağını duyuruyor.

Amerikan tarzı bu uygulama Times'a göre, seçmenlerin ilgisini artırabilirse siyaseti yeniden şekillendirebilir. Gazete bu uygulamanın halen önde giden Muhafazakarlar için daha büyük bir kumar olduğuna inanıyor.

Independent, yaptırdığı son kamuoyu yoklamasında muhalefetteki Muhafazakarların, Gordon Brown liderliğindeki İşçi Partisi önündeki farkının dokuz puana indiğini duyuruyor. Bu oran aylardır çift hanelerdeydi.

Gazeteye göre bu sonuçlar Muhafazakarların ilk sırada yer aldığı ama tek başına iktidar olamadığı bir formül yaratabilir.

Gazete ayrıca Muhafazakarların seçmenlerin yarısından fazlasınca zenginlerin partisi olarak görülmeye devam ettiğine dikkat çekiyor.

ABD sağlık reformu

Guardian başyazısını ise ABD'deki sağlık reformunun Senato'dan geçmesine ayırmış.

"İster beğenin ister beğenmeyin bu karar Obama'nın yasamadaki gücünün tavan noktasını simgeliyor. İmzalanırsa bu 1965'ten bu yana en önemli sağlık yasası olacak ve Obama'nın sözünün adamı olduğunu gösteriyor." diyor gazete.

Bu durumun Demokratların eline bu yılki ara seçim öncesinde koz vereceğini de savunuyor.

"Ara seçimler, tüm kongre üyelerini sınayacak. Cumhuriyetçiler değişikliğe karşı birleşmişken, sağlık sisteminde reform Demokratların eline çok güçlü bir sav veriyor: Cumhuriyetçilerin size sunduğumuz kazanımları geri almasına izin vermeyin."

İklim tartışması

Financial Times Birleşmiş Milletler'in artan baskılara boyun eğerek, iklim müzakerelerinin yürütülme biçimini değiştirmeyi kabul ettiğini belirtiyor.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un gelecek yıl başında bu meseleyi ele alacak üst düzey bir kurul oluşturacağını aktaran gazete, 31 Ocak'a dek, zehirli gazlarda ne kadar kesinti yapılacağına ilişkin rakamların anlaşmaya girmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.